Mantar Zehirlenmesi ve Tedavisi

Mantar Zehirlenmesi ve TedavisiMantar evlerimizde severek tükettiğimiz bir besin maddesidir. Mantarlar vitamin bakımından oldukça zengindir. Mantarlar kültür mantarları ve doğal mantarlar olmak üzere ikiye ayrılır. Kültür mantarlarında zehirlenme durumu görülmez. Doğada bulunan bazı mantarlar zehirlidir. Bunu anlamak için mutlaka mantar konusunda bilgi sahibi olmalıyız. Doğadaki her mantarın yenmeyeceğini bilmeliyiz.

Mantar yedikten sonra karnımızda şiddetli ağrı midemizde bulanma ve kusma görülüyorsa mantar zehirlenmesi yaşıyoruz demektir. Vücut mantar zehirlenmesinde aşırı derecede susamaya başlar. Vücutta soğuma morarma ve ishal durumları görülmeye başlanır. Bu şüphelerin yaşanması durumunda kişi zaman kaybetmeden sağlık kuruluşuna götürülmelidir.

Mantar zehirlenmesinde yapılacak ilk yardım kişinin kusması sağlanmalıdır. Gerekiyorsa hastaya suni solunum yaptırılır. Hasta sağlık kuruluşuna götürülmezse 48 saat ile 72 saat arasında ölebilir.

Hafif düzeyde mantar zehirlenmesinde 2 diş sarımsak iyice dövülerek üzerine 1 su bardağı limon suyu konur. Karışıma 1 su bardağı su konulup kaynatılır. Süzülen karışımın içilmesi mantar zehirlenmesinde etkili olduğu söylenir.

Kaval Kemiği Ağrısı Nedir?

Kaval Kemiği Ağrısı Nedir?Aşırı spor yapmaya bağlı olarak kaval kemiklerinde ağrılar oluşur. Kemik yorgunluğu etkisi ve stres kaynaklı nedenlerle kaval kemiğinde şiddetli ağrılar yaşanır. Gerekli önlemler alınarak kaval kemiği ağrısından kurtulabilirsiniz.

Kaval Kemiği Ağrısının Nedenleri Nelerdir?
1- Vücudun ağırlığını kaldıran alt bacağın zorlanması
2- Sert ve eğimli zeminde koşmak
3- Spor yaparken ayakkabı giymemek
4- Aşırı kilolu olmak
5- Bileklerdeki aşırı zayıflılık durumu
6- Baldır kaslarındaki gerginlik

Kaval Kemiği Ağrısının Tedavisi Nasıl Yapılır?
Uyanık pozisyonda kaval kemiği üzerinde 3-4 saat aralıklarla 20 dakika boyunca buz tedavisi yapılır. İltihap giderici ilaçlar kullanmakta sakınca yoktur. Ayakkabı seçerken dikkat etmeli ortopedik ayak sağlığına uygun ayakkabı seçmelisiniz. Otururken yada yatarken bacakların altına destek koymalısınız. Destek koyarak kan dolaşımını hızlandırıp kan birikmesini engellemiş olursunuz.

Kalça Kireçlenmesi Nedir?

Kalça Kireçlenmesi Nedir?Kalçalar vücut ağırlığının büyük bir bölümünü taşır. Bu yüzden aşına ve bozulmaya en müsait eklemdir. Kireçlenmeler kalçalarda çok sık rastlanır. Kalça eklemi kıkırdak yapıdadır. Kıkırdak yapı sayesinde iki kemik birbirine sürtünmez ve kayar. Kalça kireçlenmesi hem kız hem de erkeklerde görülebilir. 40 yaş üstü bireylerde daha sık görülür. Fiziksel muayene diz radyografisi ile hastalık teşhis edilir.

Kalça Kireçlenmesinin Belirtileri Nelerdir?
Şiddetli ağrı en belirgin belirtisidir. Ağrı eklemlerde sızı şeklinde kendini gösterir. Hastalığın ilk aşamasında hareket ettikçe ağrılar da artar. Dinlenmek ağrı azalmasında etkilidir. Hastalık ilerledikçe ağrı artar ve basit işleri bile yapamaz hale gelirsiniz. İlerleyen vakalarda kişiyi uykusuz geceler bekler.
1- hareket ederken eklemlerde ağrı oluşması
2- eklemin esneklik özelliğini kaybetmesi
3- parmak ucunda oluşan şişlikler
4- eklemde şişlik uyuşukluk ve sertlik görülmesi
5- eklemlerdeki şekil bozuklukları
6- eklem hareketlerinde görülen kısıtlanmalar

Kalça Kireçlenmesinin Tedavisi Nasıl Yapılır?
Erken teşhis hastalığın ilerlemesini durdurur. Kalçayı aşırı kullanmaktan uzak durulmalıdır. Düzenli egzersizler yapılmalıdır.Yüzme ve salon bisikletleri kalça kireçlenmesi için tavsiye edilir.

Hamile Olduğunuzu Gösteren 9 İşaret

Hamile Olduğunuzu Gösteren 9 İşaretHamile kalıp çocuk sahibi olmak bütün anne adaylarının ortak hedefidir. Bu hedefe ulaşmak için büyük emek sarf eden anne adaylarımız yazı dizimizi dikkatle okusun. Hamile olduğunuzu gösteren 9 işareti uzman kadın doktorlarımız tespit etti. Bizde onların ağzından dökülen sözleri kendi lisanımızla çevirip yazı dizisine dönüştürdük.

Hamileliğin 9 işareti şunlardır:
1- Yorgunluk: Gebe kalan kadında halsizlik ve yorgunluklar görülür. Hamilelikle birlikte metabolizmanın çalışma temposu arttığı için kadınlarda yorgunluk ve halsizlik durumlarının görülmesi normaldir. Gebelik sürecinde progesteron hormonunu vücut fazla salgılar. Bu hormona bağlı olarak kadınlarda yorgunluk hissi görülür.
2- Memelerde hassasiyet ve büyüme: Gebeliğin ilk aylarında anne vücudunda hormonel kaynaklı değişiklikler görülür. Göğüslerde karıncalanma kaşınma ve büyümeler görülebilir. Bu duruma bağlı ağrılar oluşur.
3- Mide bulantısı ve kusmalar: Hamileliğin en belirgin belirtisi kusma ve mide bulantılarıdır. Hormonlardaki değişikliğe bağlı olarak ortaya çıkar.
4- İştah Açılması ve tiksinmeler: Bir çok anne adayında iştah açılmaları görülür. Yedikçe yemek ister. Doymak bilmezler. Kimi durumda iştah açılmasına karşın tiksintiler meydana gelebilir.
5- Sık idrara çıkma: Hamileliğin erken belirtisi olarak idrara çıkma bilinir. Gece uyanmalar ve sık idrar yapma durumları hamileliğe işaret eder.
6- Baş dönmeleri: Hamilelerde baş dönmesi çok sık görülür.
7- Ruhsal durum değişikliği: Anne adayı hormonlardaki değişime bağlı olarak stresli bir yapıya bürünebilir. Kolay sinirlenebilir ve duyguları çabuk değişebilir.
8- Hafif kanamalar görülür.
9- Adet kanamasında gecikmeler yaşanır.

El Kireçlenmesi Nedir?

El Kireçlenmesi Nedir?El parmak kasları arasındaki kıkırdak doku zamanla hasar görür. Bu hasardan dolayı zaman içinde eklem üzerindeki yük artmaya başlar. Kemik bu yüklenmeyi atlatabilmek için düzensiz bir biçimde gelişmeye başlar. Bu düzensiz gelişime el kireçlenmesi denir. Kireçlenme yaşlı insanlarda daha sık karşılaşılan bir durumdur. El kireçlenmesi en çok parmak ucu eklem bölgesinde görülür. Ellerde oluşan kireçlenme parmak düzenini bozar.

El Kireçlenmesi Kimlerde Görülür?
30 yaşın üzerindeki kadınlarda sık görülür. Kireçlenme miktarı zamana bağlı olarak artar. El kireçlenmeleri genetik nedenli olabilir. Parmak eklemlerine aşırı yüklenen, aşırı kilolularda, uzun süre aynı hareketi yapmak zorunda kalan işçilerde, uzun süre hareketsiz kalanlarda, kronik böbrek hastalarında, eklemleri fazla hareket etmeyen kişilerde, kalça ve eklem kireçlenmesi yaşayanlarda sıkça görülür.

El Kireçlenmesinin Belirtileri Nelerdir?
1- Parmak ucu kistleri
2- Eklemlerde meydana gelen şişler
3- El işinde azalma
4- Eklem kızarmaları ve ağrıları
5- Hareket ederken zorlanmak

El Kireçlenmesinin Tedavisi Nasıl Yapılır?
Kireçlenmeye neden olan oluşumların önüne geçmek en iyi tedavi yöntemidir. Tedavide iki kemik arasındaki sıvıyı arttırıcı yağlı ilaçlar doktor kontrolünde verilir. Hastanın durumuna göre fizik tedavisi uygulanabilir. Eklemi zorlamayacak hareketler yapılmalıdır. Hasta kilolu ise diyet uygulanır.

Diş Plağı Nedir?

Diş Plağı Nedir?24 saatten uzun süre fırçalanmayan dişler üzerinde krem renginde oluşan tabakaya diş plağı denir. Bu tabaka birçok bakterinin bir araya gelmesiyle oluşur. Bakteri plağıda denen bu plak saydam ve yapışkan bir yapıdadır. Kişi ağzını çalkalasa bile bu plak kendiliğinden geçmez. Zamanla bu plaklar diş etinde hasarlar yaratır.

Diş Plakları Nasıl Önlenir?
Dişlerin zamanında temizlenmesi ve doğru bakılması dil plaklarını önlemede oldukça önemlidir. Dişler günde en az 2 defa fırçalanmalı ve dişler arasındaki bakteriler diş ipi ile temizlenmelidir. Şekerli yiyeceklerden uzak durulmalıdır. Yılda en az 2 defa diş doktoruna gidip diş sağlık kontrolü yaptırılmalıdır.

Diş Plaklarının Sebep Olduğu Rahatsızlıklar Nelerdir?
Diş plakları zamanla diş taşlarına dönüşür. Diş taşları zamanla diş etlerinin yukarıya doğru çekilmesine neden olur. Diş taşlarının evde temizlenmesi mümkün değildir. Diş taşlarının temizlenmesi doktor kontrolünde yapılır. Diş etlerinin çekilmesi sonucunda zamanla dişleriniz sallanarak dökülebilir. Ciddi sağlık sorunları ile uğraşmamak adına diş sağlığı ve bakımına özen göstermek gerekir.

Damakta Kaşıntı Nedir?

Damakta Kaşıntı Nedir?Belirli bir belirtisi olmayan damak kaşıntısı tahriş ve alerjik durumlardan dolayı ortaya çıkar. Kaşıntı esnasında yanma, kabarcık oluşma, renk değişme gözlemlenir.

Damak Kaşıntısının Sebepleri Nelerdir?

Damakta meydana gelen tahrişler kaşınmaya neden olur. Sıcak ve soğuk yiyecekler, damağın çizilmesine neden olan yiyeceklerin tüketilmesi, alkol ve tütün kullanımı, baharatlı ve asitli yiyecek tüketimi damak kaşıntısına neden olan durumlardır. Gözlerde yaşarma, burunda tıkanıklık ve hapşırmalar görülür. Damak kaşıntısı mevsimsel görülebilir. Polen, sigara, toz, küf, duman, hayvan kılları, sakız adamak kaşıntısına neden olan alerjik durumlar yaratabilir.Yiyeceklerin bazıları yoğun kalsiyumoksat damak kaşıntısına neden olabilir.

Damak Kaşıntısı Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Damak kaşıntısına neden olan etmen tespit edilerek tedaviye başlanır. Damağı tahriş edecek besinlerden uzak durmalısınız. Ilık su ile ağız gargarası yapabilirsiniz. Bal ve süt için. Dondurma ile damak kaşıntısını giderebilirsiniz.  Ağız içinde pamukçuk varsa ilaç kullanmanız gerekebilir.

Çocuk Felci ve Tedavisi

Çocuk Felci ve TedavisiÇocuk felci omuriliğin ön bölümünün iltihaplanması sonucu ortaya çıkar. Tıp dilinde poliomelitis olarak bilinir. Özellikle sonbahar ve yaz mevsimlerinde sık görülür. Çocuk felcine virüsler neden olmaktadır. Lağım sularının besinlere bulaşması, sineklerin taşıdığı mikroplar, hastalığa yakalanmış kişilerin ağzından burnundan çıkan damlacıklarla bulaşır.

Çocuk felcine sadece çocuklar değil yetişkinlerde yakalanabilir. Çocukluk döneminde sık görüldüğü için bu ismi alan hastalık her yaştan kişilerin yakalanabileceği bir rahatsızlıktır. Hastalık mikrobu 1 hafta ile 3 hafta arasında kendini gösterir. Hastalarda ateş, baş ağrısı, boğaz ağrısı, kusma, yorgunluk, boyun kasılması ve sırt ağrısı şeklinde kendini gösterir.

Hastalıkta erken teşhis önemlidir. Tedaviye erken başlanılmazsa kol ve bacaklarda felç görülür. Hastalığın ilk günlerinde hasta mutlaka karantinaya alınmalıdır. Salk ve sabin aşısı ile çocuk felcinden korunabilirsiniz. Bu aşının ilki çocuk 6 aylık olmadan ikinci aşı ise ilk aşıdan 2 ay sonra yapılmalıdır. Son aşı ise çocuk 5-15 yaşları arasında yapılmalıdır. Tedavi için mutlaka uzmana gözükmek gerekir.

Böbrek Yetmezliği ve Tedavisi

Böbrek Yetmezliği ve TedavisiBöbreklerin metabolik artıkları atamaması ve sıvı elektrolit dengesini sağlayamaması durumu halk arasında böbrek yetmezliği olarak adlandırılır.

Böbrek yetmezliği 4 aşamada gerçekleşir. İlk Aşama başlangıç evresidir. Bu aşamada renal fonksiyonlar azalır. 2.Aşama oliguri aşamasıdır. Bu aşamada idrar miktarı 400 ml altına iner. Bu nedenle böbreklerde atılan üre, ürik asit, potasyum gibi maddelerin miktarında yükselme görülür. Bu evre 7 gün ile 15 gün arası sürer. 3.aşama diürez aşamasıdır. Bu aşamada hasta bol miktarda idrar çıkarır. Hasta yavaş yavaş düzelmeye başlamıştır. Kanda biriken zararlı maddelerin miktarında düşmeler görülür. 4.Aşama iyileşme evresidir. Diürez evresinden sonra 3 ay ile 12 ay arası bu süre normale dönüşür.

En iyi tedavi yöntemi hastalığa neden olan etmenlerin ortadan kaldırılmasıdır. Sıvı elektrolit dengesini düzenlemek tedavide etkin sonuç almamızı sağlar. Hastanın sıvı çıkarma miktarı sürekli ölçülüp kayıt altına alınır. Kişi diyet yapmalıdır. Protein, sodyum ve potasyum bakımından fakir gıdalar tüketilmelidir. Vücut ağırlığı kontrol altına alınmalıdır.

Alkolün İnsan Sağlığına Etkisi

Alkolün İnsan Sağlığına EtkisiAlkol farklı alanlarda kullanılan kimyasal maddeyi ifade eden genel bir terimdir. Tıp alanında dezenfektan, otomobil alanında antifriz olarak alkol kullanılır. Parfüm kolonya gibi malzemelerde de bol miktarda alkol bulunur. Alkolün kullanım alanının zenginliği kolay ulaşabilen bir madde  olmasını sağlar.

Alkol alındıktan çok kısa bir süre içinde insan kanına karışık ve sistemler üzerinde ciddi tahribatlar oluşturur. Alkol en fazla beyin organına zarar verir. Alkol beyin hücrelerini bozarak mantıklı düşünme yeteneğini, karar verme mekanizmasını ve denge sistemini olumsuz etkiler. Alkol kullanan kişilerde unutkanlık başlar ve uyku bozuklukları görülmeye başlar. Alkol kullanan kişilerde hafıza kayıpları kendini gösterir.

Alkol sindirim sisteminin bozulmasına yol açar. Kişi çabuk sinirlenmeye başlar. En ufak bir şeyden kavga etmeye başlar. Toplum ahlakını bozan konuşmalar ve davranışlar sergiler. Saldırgan bir yapıya kavuşan insan alkol alınca bütün dengesini kaybeder.  Alkol kişide ruhsal yıkımlara neden olur. Alkol göz sinirlerini tahrip eder kişinin kör olmasına neden olabilir.